Kocaeli Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, oyuncu Mehmet Çevik 'Filmstudio' digital platformuna konuştu;
SENARYOYU BULSUNLAR, OSCAR’I BEN ALIRIM
‘Hanımın Çiftliği’, ‘Menekşe ile Halil’, ‘İffet’ dizileri ile karşımıza çıkan, şimdi ise “Diriliş Ertuğrul’da Deli Demir’i canlandıran Kocaeli Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Çevik’i Kocaeli’ndeki makamında ziyaret ettik.
Bizi güler yüzü ile karşılayan ve ‘Hayatımın merkezinde sanat yok, sanatımın merkezinde hayat var’ diyen usta oyuncu Çevik, Filmstudio’ya sektörle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
SINIF GEÇMEYE ÇALIŞIRKEN KAZAYLA TİYATROCU OLDUM
Filmstudio: Bize oyunculuğa giden yolculuğunuzdan biraz bahseder misiniz?
Mehmet Çevik: Ben doğuştan tiyatrocu değilim. Anne ve babası tiyatro ile uğraşmış şanslı bir adamım. Tartının neresine kaç gram tiyatro koyarsın, neresine yetenek koyarsın, bu hesapları yapamıyorum. Edebiyat dersinden geçmek için tiyatroya başladım. Çok sıkı bir edebiyat hocam vardı. Defter tuttururdu, ben de inatla tutmazdım. Gideyim tiyatroda edebiyat öğretmenime yardım edeyim, beni dersten geçirir, diye düşündüm. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdim. Yani sınıf geçmeye çalışan bir adam kazayla tiyatrocu oldu.
DİRİLİŞ ERTUĞRUL TRT’NİN BEKLEDİĞİ BAŞARIYI YAKALADI
Filmstudio: TRT 1’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisinde Deli Demir’i canlandırıyorsunuz. Biraz diziden bahseder misiniz? Sizce uzun soluklu olacak mı?
Mehmet Çevik: Diriliş Ertuğrul, TRT1’in uzun zamandır beklediği başarıyı yakaladı. Bence uzun soluklu değil, yeterli soluklu olsun. Çok cesur bir yapımcı olan Mehmet Bozdağ bu işe el attı. Ertuğrul Gazi hepimizin bir tarafını tamamlamaya çalışacaktır. Benim çok beğendiğim ve içime sinen bir rol Deli Demir. Derinliklere açılacak tarihsel süreçteki gerçeklerle, bugünün gerçekleri arasında herkese payını uzatacak bir rol.
ENGİN ALTAN AKSİYON OYUNCUSU HALİNE GELDİ
Bana göre Engin Altan Düzyatan, Türkiye’de kendisini sadece iç oyunculukla sınırlamamış, bir aksiyon oyuncusu haline getirmiştir. Kendisinin kılıç kullanma, ok atma, at binme sahneleri için aylarca çalıştığını biliyorum.
BU YAŞTAN SONRA AT BİNMEYİ, OK ATMAYI ÖĞRENDİM
Dizideki herkes eğitim aldı. Ben eskiden de kılıç kullandım. Bu yaştan sonra at binmeyi ve ok atmayı öğrendim. Diriliş Ertuğrul, ‘isteyince biz de güzel bir şeyler yapabiliyoruz’ dedirten bir proje.
SİNEMADA DAHA SEÇİCİYİM
Filmstudio: Proje seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Mehmet Çevik: Hikayenin anlattığı bir şeyler olmalı. Bir lafı söylerken neden söylediğimi bilmem lazım. Diziye göre sinemada daha seçiciyim. Hanımın Çiftliği, Menekşe ile Halil, İffet bana göre hepsi çok güzel projelerdi. Sinirli, asabi bir adamı oynadım Cemşir’de, Ahmet’te, Hasan’da ama kötüyü oynamadım. Ben, Cemşir ile idamın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlattım.
SABUN KÖPÜĞÜ İŞLERDE ASLA OYNAMAM
Filmstudio: Asla oynamam dediğiniz bir rol var mı?
Mehmet Çevik: Böyle bir standardım yok. Hikayesi olan her şeyi oynarım. Sabun köpüğü tadında işlerde asla oynamam. Ne yaptığı belli olmayan bir yönetmen ile asla çalışmam. Beş yüz tane film çevirmiş bir adam olmak istemiyorum, iş yapmış bir adam olmak istiyorum.
URFALIYAM EZELDEN ÇOK BAŞARILI BİR DİZİYDİ
Filmstudio: Sizce 2014’ün en iyi dizileri hangileri?
Mehmet Çevik: Diriliş Ertuğrul’u saymazsak yayından kalkan Urfalıyam Ezelden çok iyi bir diziydi. Ben bu dizide olağanüstü oyunculuklar seyrettim. Klişeye, beyaz kıza, manken erkeğe, birçok şeye karşıydı bu dizi. Hayatın hikayesi vardı. Hesapları iyi yapılırsa o dizinin tuttuğu da görülecektir.
BU ÜLKEDE ANTHONY HOPKİNS KADAR İYİ OYUNCULAR VAR
Filmstudio: Oyunculuğunu beğendiğiniz kişiler kimler?
Mehmet Çevik: Tiyatro dünyasında hocaların hocası lakabıyla tanınan Prof. Dr. Sevda Şener, bana hayatımda sanatta anahtarı çevirmeyi, kapı açmayı öğreten hocamdır. Kendisini saygıyla anıyorum. Bülent Emin Yarar da çok önemli bir oyuncudur. Bu ülkede aynı filmi verdiğiniz zaman Anthony Hopkins kadar iyi oynayacak oyuncu vardır, bunlardan birisi de benim. En asgari çizgide aynı filmleri paketler veririm.
HOLLYWOOD’DAKİLER BİZİM ŞARTLARDA ÇALIŞSA BİLEKLERİNİ KESER
Filmstudio: Sizce, Hollywood ile yarışabilir miyiz?
Mehmet Çevik: Biz zaten Hollywood ile yarışıyoruz. İçimizden biri kalkıyor, ‘canım ülkem’ deyip ödül alıyorsa ve bir tane film yapıyorsa, o bir tane film, öbür tarafın bin tane filmini döver zaten. Kaldı ki Hollywood’da film çekenler bizim yaşadıklarımızı yaşasalardı, bileklerini keserlerdi. Bu sektörde bizim dayanıklılığımız üzerine dayanıklılık gösterecek başka bir ulus yoktur.
SENARYOYU BULSUNLAR SENEYE OSCAR’I BEN ALIRIM
Filmstudio: Sizce Oscar alabilir miyiz?
Mehmet Çevik: Doğru senaryoyu ve onu çekecek doğru yönetmeni bulsunlar ben Oscar’ı seneye alırım. Bizim onlardan aşağı kalır oyuncularımız yok.
OYUNCU OLMAK DOKTOR MÜHENDİS OLMAK GİBİ ÖNEMLİ
Filmstudio: Oyuncu olmak isteyen genç arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?
Mehmet Çevik: Önce akademik eğitim alsınlar. Çünkü, doktor olmak, mühendis olmak gibi önemli oyuncu olmak.
Filmstudio: Hayatınızı değiştiren filmler hangileri?
Mehmet Çevik: Ben, bu toprakların samimi bütün hikayelerini seviyorum. Hanımın Çiftliğini çok sevdim. Uçurtmayı Vurmasınlar ve Eşkıya da çok sevdiğim filmlerdendir.
KOCAELİ ŞEHİR TİYATROLARI EN YÜKSEK DOLULUK ORANINA SAHİP
Filmstudio: Biraz da Kocaeli Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan bahsedelim, isterseniz. Ne zaman kuruldu? Yılda kaç oyun çıkarıyorsunuz?
Mehmet Çevik: 1997 yılında kuruldu. Ben zaten bu kuruluma ön ayak olan kadronun içerisindeydim. İki sene önce istifa etmiştim. Genel Sanat Yönetmenimiz ol, diye davet geldi, ben de kabul ettim. Benim için davet büyük bir nezakettir ve nezakete nezaket ile cevap verilir. Göreve gelirken ‘masada fosilleşmeye gelmiyorum’ dedim. Görev sürem üç yıl, elimden ne geliyor ise yapacağım. Herkes söyler, ‘konservatuarın arka bahçesidir İzmit’ diye. İzmit’in tiyatro salonları hiç boş değildir. Hatta Türkiye’nin en yüksek doluluk oranına sahibiz. Tek sahneli bir yerde 14 oyun çıkardık. Bir mucizedir bu ve bir senede 11 ulusal çapta ödül aldık.
Haber: NİHAN İNAL Fotoğraflar: TOLGA YALÇIN





