MERAKLA BEKLENEN İFTARLIK GAZOZ FİLMİNİN BASIN TOPLANTISI YAPILDI
Başrolünü Cem Yılmaz'ın oynadığı İftarlık Gazoz Filmi'nin basın gösterimi Kanyon Cinemaximum'da yapıldı. Ön gösterim önceki gün, filmin her aşamasında çalışan 300 kişilik ekibe özel gösterimi ile başladı. 27 Ocak'ta ise başta sinema eleştirmenleri olmak üzere basın mensupları bir araya geldi. Fragmanı'nın 2 milyon kişi tarafından izlendiği belirtilen İftarlık Gazoz'un basın toplantısına ilgi büyüktü.
Film gösterimi sonrası Elif Dağdeviren moderatörlüğü'ndeki basın toplantısı'na, Yönetmen Yüksel Aksu, Cem Yılmaz, Berat Efe Parlar, Ümmü Putgül, Okan Avcı ve Yılmaz Bayraktar katıldı. Filmde imam rolünü üstlenen Macit Koper'in, dizi çekim takvimi nedeniyle toplantıya katılamadığı belirtildi.
Yapımcı Elif Dağdeviren kendisinin hem gazeteci hem de filmin yapımcısı olarak moderatörlüğü üstlendiğini esprili bir yaklaşımla vurguladı. Oyuncuları basın mensuplarına tanıtan Dağdeviren, ilk sözü Yönetmen Aksu'ya verdi. Zorlu ve yorucu bir çekim süreci sonrası filmi seyrederken keyif aldığını ve seyredenlerin de olumlu görüşler belirttiklerini ifade eden Yüksel Aksu, esas sözün seyirciye ait olduğunu vurguladı.Filmde gazoz ustası Cibar Kemal'i canlandıran Cem Yılmaz, gerçeklik ve dozunda mizah barındıran ve kendisine uygun bir rol olduğuna inandığı için bu filmde oynadığını, son filmi Ali Baba ve 7 Cüceler'in post production işlemleri esnasında Muğlaýa gidip gelerek filmi tamamladıklarını, dramalarda rol almaktan da keyif duyduğunu belirtti.
Oyuncular'dan Ümmü Putgül filmin ilk sinema deneyimi olduğunu, heyecanlı ve güzel bir deneyim yaşadığını, çekimler esnasında yaşadıkları güzel anların seyirciye de yansıyacağını umduğunu söylerken, Yılmaz Bayraktar, Okan Avcı ve genç oyuncu Berat Efe Parlar filmle ilgili duygularını açıkladılar. Okan Avcı Almanya'dan geldiğini ve üç ay çekimler için Muğla'da kaldığını söyleyerek, çekimler esnasında çok güzel anlar paylaştıklarını söyledi.
Sorular üzerine, Cem Yılmaz komik filmlerinden Ali Baba ve 7 Cüceler'i, dramalarda ise Herşey Çok Güzel Olacak ve Pek Yakında'yı sevdiğini, çaba gösterek gerçekleştirdiği filmlerden o günün şartlarına göre memnun olduğunu, sinemanın kooperatif bir iş olduğunu ve bir sonraki filmde daha iyi bir performans ortaya koymak için çabaladığını belirtti. Bu filmin setinden öğrendiği bir şeyin de, bir sonraki setine mikrofon ve amfi getirmek olduğunu, Yüksel Aksu'nun bu şekilde film yönettiğini, normalde oyunculara ve ekibe verilmesi gereken direktiflerin bütün Muğla'ya verildiğini esprili bir dille anlattı.
Magazin muhabirlerinin soruları nedeniyle Cem Yılmaz, konuk oyuncu olarak duyurulmasına karşın filmde başrol oynamasını esprilerle açıklarken hayatında ilk defa bir filmin afişinde adının bu kadar büyük yazıldığını anlattı. Yapımcı Elif Dağdeviren, Cem Yılmaz'ın konuk oyuncu olmadığını ve böyle bir bildirimleri bulunmadığını, "Ali Baba ve 7 Cüceler" vizyona gireceği için kavram kargaşası yaratmak istemediklerini ve bu nedenle detaylı açıklama yapmadıklarını vurguladı. Konuk oyuncuların Mustafa Alabora ve Sümer Ezgü olduğunu belirterek, Cem Yılmaz'la ilgili bültenleri Ali Baba filmi'nden sonra yayınladıklarının altını çizdi.
Yönetmen Yüksel Aksu, filmde kullandığı kıyafetleri giyen Cem Yılmaz'ın kolaylıkla canlandırdığı karaktere adapte olduğunu ve yöre halkı tarafından star bir oyuncu olarak değil kendilerinden birisi olarak algılandığını ilginç anekdotlarla anlattı. Filmde kullanılan şive hakkındaki soruları da eğlenceli bir üslupla cevaplarken, Muğla'da monitörün başında yalnız yönetmenin değil bölge halkının da bulunduğunu ve hata yapma şansı kalmadığını anlattı.
Sinema Yazarı Çoşkun Çokyiğit'in üçlemenin sonuncusu olup olmadığı ve politik dozun bu filmde daha artmış olduğu yönündeki sorularına, Yönetmen Aksu gıda hakkında üçlemelerden çok kapitalizmin ve şizofreninin peşinde olduğunu anlatırkan, "Dondurmam Gaymak" filminden yola çıkarak örnekler verdi. Cem Yılmaz politik dozun kendisi sayesinde arttığını, aslında filmin şen şakrak bir havada geliştiğini, kendisinin katılmasıyla bu durumun değiştiğini anlattı. FilminYusuf Kurçenli'ye adanması hakkındaki soruya Yönetmen Aksu, filmin bir usta - çırak ilişkisi içersinde ilerlediğini, rahmetli Yönetmen Yusuf Kurçenli'nin kendi ustası olduğunu anlattı. Starla çalışmak konusundaki soruya, "ben starlarla çalışmam ilelebet Muğla köylüleriyle çalışırım gibi" gerçekçilik tanımlamaları yapmadığını, dizilerde çalıştığı dönemlerde çeşitli yıldız oyuncularla birlikte çalıştığını, kafasında bu tür hiyerarşik sınıflandırmalar olmadığını, Cem Yılmaz'a, starlığı için değil çok sinematografik bulduğu için filminde yer verdiğini belirtti. Yılmaz'ın kendisine yönetmen ve senarist olarak da katkıları olduğunu, star egosuyla değil oyuncu metoduyla geldiğini, bu türde ilişkilerin eski dönem sinemacılarında yoğun olarak görüldüğünü anlattı. Bu durumun dünya sineması'nda da çok örneği olduğunu belirten Aksu, Cem Yılmaz'ın filme her yönden katkısı olduğunu özellikle belirtirken, ürün yerleştirmelerle ilgili zorunlulukların da altı çizildi.
Çırak rolünü oynayan çocuk oyuncu için bir çok oyuncuyu denediklerini, bu rol için Muğla'da oyuncu atölyesi kurduklarını anlatan Yüksel Aksu, Berat Efe Parlar'ın filme katılış öyküsünü özetledi. Filmde rol alan Ümmü Putgül'ün Londra'da tiyatrosu olduğu ve oyuncu koçluğu yapmak üzere Türkiye'ye geldiği ve filme dahil olduğu açıklanırken, sorular üzerine mahalle kültürü ve sosyolojisi üzerine açıklamalar yapan yönetmen, şimdiki zamanla ilgilenmediğini, sanatla ilgili olarak taşların yerine oturduğu, karnavalvari 70'li yıllara dair sosyalleşmeye atıfta bulunurak, bu tür ilişkilerin AVM ve Sitelerde kurulamadığını, mahallenin toplumsal ya da tarihsel diyalektikle örgütlendiğini, bu durumun kendiliğinden bir iç öteki bilinci oluşturduğunu belirtti.
Kışın film çekmenin 'cast' bakımından zorluklarını da anlatan Yönetmen Yüksel Aksu, karşı olmadığı halde dizi çekimleri nedeniyle isim yapmış oyuncularla kışın çalışmanın mümkün olmadığını, sinema filmi çekimlerinin yaz mevsimine ve dizilerden arta kalan zamanlara sıkıştığını, bu durumu olağan karşılasa da, kendisi için sorun oluşturduğunu, yaz tatili arasına sıkıştırılan oyunculuğu benimsemediğini, Cem Yılmaz'ın bu konuda büyük sorumluluk sergilediğini, ancak kışın cast yapmak bakımından ciddi sorunlar bulunduğunun altını çizdi.
Yönetmen Aksu, Cem Yılmaz'ın canlandırdığı karaktere, jest yapmak üzere Yılmaz'ın oğlunun ismini verdiğini de anlattı.
Sorular üzerine politik mizah yapmadığını belirten Cem Yılmaz, siyasetin ilgi alanına girmediğini ve bu konuda kendisini heyecanlandıran bir durum bulunmadığını, canlı ve hayatın içinden detaylarla uğraşmayı tercih ettiğini vurguladı.
İFTARLIK GAZOZ
Senaryo/Yönetmen - Yüksel Aksu
Yapım
Muzaffer Yıldırım
Elif Dağdeviren
Yüksel AksuOyuncular
Cem Yılmaz - (Cibar Kemal)
Berat Efe Parlar - ( Adem)
Yılmaz Bayraktar – (Hasan)
Ümmü Putgül – (Gülizar)
Okan Avcı – (Yörük Osman)
Greta Fusco- (Berna)
ve
Gün Koper (Büyük Adem)
Macit Koper - (İmam)Konuk Oyuncular:
Mustafa Alabora
Sümer Ezgü
Görüntü Yönetmeni
Mirsad Herovic
Müzik
Evanthia Reboutsika
İkinci Yönetmen
Deniz Yılmaz
Genel Sanat Yönetmeni
Levent Kulaç
Montaj
Taner Sarf
Kostüm Tasarım
Fadim Üçbaş
Saç Makyaj
Derya Ergün
Ses
Levent İntepe Ses
Post Prodüksyon:
1000 Volt
Kamera ve Işık:
Orion
Animasyon Stüdyosu:
Anima
Yapım – NuLook Production
Yapım – EDGE CCF, Film Yapım ve Yaratıcı Danışmanlık
Yapım – TEKE Film
Dağıtım – Mars DağıtımBu Gazoz, Ruhunuza ve Vicdanınıza İyi Gelecek
İFTARLIK GAZOZ'da, her şey bir niyetle başlıyor. Yaşanan olaylar; her çocuk gibi gazoz içmeyi ve gazoz kapaklarını biriktirmeyi çok seven Adem'in gözünden anlatılıyor. Adem, çırak olmaya niyetleniyor, oruç tutmaya niyetleniyor. Ve İFTARLIK GAZOZ'da ne oluyorsa bu niyetlerden sonra yaşanıyor.
O yaz, Gazoz Ustası Cibar Kemal (Cem Yılmaz) ve Çırak Adem (Berat Efe Parlar), kendilerini artık kopmayacak bir "usta-çırak" ilişkisi içinde bulurken, tüm kasabanın içine dahil edildiği, vicdanlara seslenen, samimi ve içten bir dünya anlatılıyor. Siyasal çatışmaların gölgesinde geçen 1980 öncesi yıllara tarihlenen filmde, Adem'in annesi Gülizar (Ümmü Putgül), babası Osman (Okan Avcı), idolü ve kahramanı devrimci Hasan Abi (Yılmaz Bayraktar), kasabanın vazgeçilmez figürlerinden olan imam da (Macit Koper) hikayenin en önemli motifleri oluyor.
Tarlada, camide, kahvede, deniz kenarında, yazlık sinema bahçesinde, iftar sofrasında kısaca hayatın her alanında birlikten doğan gücü samimi bir dille işleyen film, basit bir gazoz hikayesinden yola çıkarak insana dair sıcacık bir masala dönüşüyor, seyredeni derinden yakalayarak bir olmanın, bizim toplumumuza ait tüm değerlerin kıymetini hatırlatıyor. Görüntü yönetmeni Mirsad Herovic, kamerasıyla anlatılanları gerçek kılarken, Yunanlı besteci Evanthia Reboutsika, insanı hem eğlendiren hem de derinden saran atmosferi notalarıyla izleyenlerin kulaklarına ve yüreklerine fısıldıyor. Öykü, müzik, görüntüler ve usta işi oyunculuklar birleşince ortaya Yüksel Aksu'nun yönetmenliğinde insana dair, neşeli ama bir o kadar da hüzünlü ve çarpıcı bir film çıkıyor.
Aynı gün Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Osman Sınav, Azra Akın, İlyas İlbey- Yasemin Yalçın çifti, Zafer Algöz, Ozan Güven, Mert Fırat, Hatice Aslan, Filiz Ahmet, Ömer Faruk Sorak, Abdullah Oğuz, Esra İnal, Mahir İpek, Kaan Çakır, Mustafa Alabora, Çetin Altay, Bahtiyar Engin, Yosi Mizrahi, Ayşe Özyılmazer, İskender Pala, Kerimcan Kamal, Jeffi ve Yasemin Kamhi, Nazlı Ilıcak, Erdil Yaşaroğlu-Begüm Kütük, Hande Erçel, Şevval Sam-Leman Sam, Nejat Yavaşoğulları, Yonca Evcimik Ahmet Nazif Zorlu, Mehmet Sezgin, Gonca Vuslateri, GS Kulübü Eski Başkanı Duygun Yarsuvat, Jeffi Medina'nın katılımıyla galası yapılan, Muzaffer Yıldırım/NuLook, Elif Dağdeviren/EDGE CCF ve TEKE Film ortak yapımcılığında çekilen İFTARLIK GAZOZ, 29 Ocak Cuma günü vizyona giriyor.
H.Vardar





